​Çocuklarda Cinsel Gelişim  

Çocuklarda Cinsel Gelişim

Çocuk, cinsel kimliğini ve rolünü yaşamın ilk yıllarında kazanmaya baslar. Annenin babanın çocuklarında kız ya da erkek yönünde cinsiyet beklentisi, çocuğa verilen isim, çocuğa karsı tutumlar, kız ya da erkek oluşuna göre ondan beklenen davranış, cinsel kimlik gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Uygun bir cinsel kimliğin gelisebilmesi için uygun bir biyolojik gelişim kuşkusuz gereklidir. Ancak biyolojik olarak erkek ya da kız olmak, cinsel organların yerinde ve normal yapıda olması, sağlıklı bir cinsel kimlik için yeterli değildir. Cinsel kimliğin gelismesinde yaşamın ilk yıllarındaki deneyimlerin etkisi büyüktür. Çocukluk çağındaki öğrenmeler, özellikle de model alma deneyimleri ve kurduğu ilk özdeşimler cinsel kimliğin gelişmesini etkiler .Örneğin bir erkek çocuk kız çocuk gibi yetiştirilebilir. Bir kız çocuk erkeksi davranısları benimseyebilir. Uygun özdeşim ve model alma örneklerinin bulunuşu ya da bulunmayışı, cinsel kimliğin gelismesinde en önemli etkenlerden biridir. Erkek çocuğun baba ya da baba yerinde olan bir erkek; kız çocuğun anne ya da anne yerine geçen bir kadın ile özdesim yapma olanağı  bulunması, erkek çocuğun babayı, kız çocuğun anneyi benimsemesi sağlıklı cinsel kimlik gelisimi için zorunludur. Aile içinde cinsel konulara karsı aşırı tutumlar cinsel kimlik gelisimini olumsuz etkileyebilir.  Suçlamalar, aşırı denetleme, ergenlik öncesi ve sonrası çağda çocuğa ya da gence bir miktar gizliliğin  tanınmaması, çocuğu uyarıcı, kışkırtıcı tutumlar, yanlıs bilgi vermeler, ağır günah duygusu, suçüstü yakalanma endişeleri, cinsel korkular ve çekingenlikler ya da abartılı cinsel davranışlarla yüklü bir cinsel kimlik gelisimine yol açabilir.

Çocuklarda İlk 1-1.5 yıl  oral dönem diye adlandırılan  dönemdir. İlk bir yılda ağız gereksinimler, doyumlar ve dış çevre ile ilişkilerde kullanılan organdır. Bebekler tanımak için her şeyi ağızlarına götürmekte, dünyayı ağızları ile tanımakta ve bundan hoşlanmaktadırlar.Beslenme zamanı yaklaştığında, anne göğsüne yaklaştığı an bebeğin aktiviteleri amaca yönelik ve organize olur, ağlaması durur, yumruklarını sıkar, ağzını açar, meme ucunu arar, kuvvetlice emer, süt gelmeye başlayınca rahatlama başlar, yumruklar açılır, gözler açılır, kapanır ve annenin kucağına kendini bırakır. Annenin sıcak ve yakın tavrı bu ilk cinsel yaşantının önemli parçasıdır. Bebek büyümeye başlayınca  memeden kopup baş parmağını emmeye başlayabilir. İlk aylarda bebekler altları temizlenirken ona eşlik eden duyumları algılarlar ve bu dokunuş beklenilen keyif veren bir yaşantı olur. Bu sürenin devamında çocuk kendi cinsel organı ile oynamaya başlar.

1-3 yaş arası dönemde ise  birinci yaştan sonra ağız bölgesinin verdiği haz yerini çocuğun çişi ya da kakasını kontrol edebilme yeteneğine bırakmaya başlar. Bu dönemde çocukta işeme ve dışkılama işlevini gören kaslar olgunlaşmaya başlamıştır. Dolayısıyla bu kasların olgunlaşması, işeme ve dışkılamanın artık isteğe bağlı olarak yapılabileceği anlamına gelmektedir. Yani çocuk isterse tutar, isterse bırakabilir. Böylece birbirine karşıt iki istek, iki eğilim ortaya çıkmıştır. Çocuk bu kontrolün kendi elinde olmasından çok hoşlanmaktadır. İkinci yılda bu yeteneğin yanında çocuk altının temizlenmesi sırasında ya da idrar yolu iltihabı ve bu bölge pişikleri sonucunda cinsel organlarının farkına varır. Genel olarak bedenine dokunulmasından hoşlandığı bu dönemde cinsel bölgelere dokunulması da haz vericidir. Ayrıca kız ya da erkek olma ile ilgili ilk farklılıklar da bu yaşlarda başlamaktadır. Yaklaşık 3-5 yaşları arasında giderek azalan bu ilgi yerini daha haz veren ve doyurucu olan kişilerarası etkileşim, arkadaşları ile oynama ve öğrenme çabalarına bırakmaktadır.

Kız ve erkek çocuklar için 3 yaşından itibaren cinsiyetler arasındaki farklar çok çekicidir, ve merak konusudur. “Neden onların pipisi var veya neden yok; neden tuvalete ayakta gidemiyorlar” gibi sorular sormaya başlarlar. En yanlış davranış, ailenin çocuğu ayıplaması ve susturması yada sorularını geçiştirmesidir. Bunun yerine, ailenin sorulara açık ve sade cevaplar vermesi, erkeklerde olduğu ve kızlarda olmadığı anlatılabilir. Bunu bir oyun haline getirip kimlerin kız, kimlerin erkek olduğu sorulabilir. Bu şekilde, çocuk kız ve erkeği sadece pipisinin olup olmadığı ile değil, aynı zamanda görünüşleri itibari ile de değerlendirmeyi öğrenecektir.

4 - 6 yaşlarında yaygın olarak gözlenen cinsel aktiviteler: teşhircilik, cinsel organlara dokunma ve onları başkalarına gösterme, kadınların memelerine dokunma ,çıplak olmaktan hoşlanma veya çıplak kişileri gözetlemedir.Bu dönemde çocukların cinsellik kavramı ilkeldir.Çocukta cinsel ilgi okul öncesi çağda en yoğundur, okula başlamayla birlikte ilgi ve merakta bir azalma gözlenir.

6 ile 12 yaş arasını gizil dönem olarak adlandırmaktadır. Bu dönemde çocuk, önceki yılların cinsel dürtü ve fantazilerini unutur; düşüncelerini okuldaki etkinliklere çevirir ve aynı cinsten çocuklarla oynar. Çocuksu hayal kurmalar, fantazik oyunlar bırakılır, çocuk daha gerçekçi, gözlemci, merakla öğrenici olur. Bu evrede psikoseksüel gelişim evrelerini tümü yaşantılarla bütünleştirilerek kişilik belirlenmektedir . Bu evrede kişiliğin başlıca yapıları olan id, ego ve superego biçimlenmekte ve bu alt sistemler birbirleriyle ilişkilenmektedir. Gizil evrede bebeklik seksüel ilgilerinin yerine yeni ilgiler yer almaktadır. Sosyalleşme bu evrede çocuğun genel ilgi alanlarını belirlemektedir. Seksüel dürtüler bastırılarak okul aktiviteleri, hobiler, sporlar ve aynı cinsle arkadaşlıklar temel ilgi alanlarını oluşturur. Bu dönemin başlıca özelliği narsistik yönelim veya ben merkezci ilişkilerle belirlenir. Çocuklar bu dönemde dış dünya ile ilişki kurmakla beraber kendi iç dünyalarıyla da ilgilenirler. Orta çocukluk şeklinde de adlandırılan bu dönem erinliğe bir hazırlık dönemidir. Bu dönem ayrıca hayallerle gerçeklerin iç içe olduğu ve sorumluğun daha çok ebeveynle paylaşıldığı bir dönem olarak da adlandırılır. 6-12 yaş döneminin bu özelliği soyut düşünceden somut düşünceye, çocukluk beden yapısından gençlik beden yapısına ve çocuksu duygulardan yetişkin duygulara geçişi yansıtmaktadır. 6-12 yaş döneminde ergenlik döneminde meydana gelecek bedensel, zihinsel ve sosyal-duygusal yönden önemli değişikliklere hazırlanılır.